AMATÖR VELİ TERFİ EDİYOR – 1
Çocuğum Okula Başlıyor – 2. Bölüm

Hem kendimiz hem de çocuğumuzun bilinmeyen yepyeni bir dünyaya attığı adım için bu yeni dünyayı tanıyarak, tanışarak, bilgi edinerek duygusal olarak hazırlanmanızı tavsiye etmiştim. Şimdi süreci kolaylaştıracak diğer önemli hazırlıklara bakalım.

Fiilen Hazırlanma: Çocuğunuzu ve kendinizi bu yeni döneme fikren alıştırdıktan sonra, bir de fiili olarak yapmanız gerekenler var.

  • Çocuğunuzun okul üniformasını, eşofmanlarını ve ayakkabılarını yazın başında değil de, okulların açılmasına 2 hafta kala almak daha akıllıca olabilir. Biliyorsunuz bu dönemde çocuklar 1 ayda bile inanılmaz büyüyebiliyorlar. Hem üniformayı okul açılışına yakın bir zamanda almak onu okul konusunda olumlu yönde heyecanlandıracaktır.
  • Çantasına, kitaplarına, kişisel tüm eşyalarına isim yazmak ya da etiket yapıştırmak, eşyalarını tanımasına yardımcı olacaktır. Ayrıca okul eşyalarını kişiselleştirmesine yardımcı olacaktır.
  • Yazın yatma ve kalkma saatlerinde bazı esnemeler olabiliyor. Okul açılmadan 1 hafta önce yatış ve kalkış saatlerini düzenlemeye başlayabilirsiniz. Ancak bunu, okulun erken yatarak eğlencesini kısıtlayacağı şeklinde düşünmesine neden olmadan yapmalısınız.

Akademik Olarak Hazırlanma: Biliyorsunuz her çocuk farklı farklı bilgi seviyesinde okula başlıyor. Bazısı okula gelmeden ağabey ya da ablasından okuma yazmayı çoktan öğrenmiş oluyor. Bazısı anaokuluna gitmediği için kalem tutma-çizgi çizme, makasla kesme gibi temel ince motor becerilerini hiç edinmemiş olarak okula adım atabiliyor. Tabi ki esas olarak bunları tespit etmek ve farklı seviyelerdeki çocukların gerekli eksikliklerini desteklemek ve tamamlamak öğretmenin görevi. Ancak anne-baba olarak sizler de, bunu bir yarış haline getirmeden-destek verebilirsiniz.

  • Hayal gücünü geliştiren, yazılara aşina olmasını sağlayan, onu okumaya-öğrenmeye teşvik eden en önemli şey ona kitap okumak. Bol bol kitap okuyun.
  • İsmini tanıması, etiketlediğiniz eşyalarını tanımasına da yardımcı olacaktır. Hatta ismini tanımanın ötesinde yazmayı da öğretebilirsiniz.
  • Kişisel hijyeni, kendi kendine tuvaletini nasıl yapacağını, sonrasında ellerini yıkamayı öğretebilirsiniz.
  • Yeni arkadaşlarla nasıl tanışabileceğini, onlarla neler yapabileceğinin provasını yapabilirsiniz.

İlk gün: İşte büyük gün geldi çattı. Tamam her türlü hazırlığı yaptınız ama yine de heyecanlısınız işte. Erkenden uyandınız, güzel bir kahvaltının ardından, çocuğunuzun halen endişeli olduğunu görüp siz de endişelenmeye başladınız. Aman durun:

  • Çok sevdiği bir kitabı, oyuncağı, battaniyesi varsa belki de destek olmak için bugün onu yanına almasına izin verebilirsiniz.
  • Daha önceden gezip öğrendiğiniz yerleri şöyle bir hatırlama turu atmaya ne dersiniz? Sınıfını, yemek yiyeceği yeri, bahçeyi, onu çıkışta bekleyeceğiniz yeri…
  • Çocuğunuz dokunsan ağlayacak bir halde olabilir. Belki siz de öyle hissediyorsunuz. Aman onun yanında gözyaşlarınızı koyuvermeyin. Olabildiğince kendinden emin ve neşeli olun. Onu ne kadar özleyeceğiniz gibi onun korkusunu tetikleyecek tehlikeli konulara girmeyin. Veda faslını uzatmayın. Elbette ona sarılabilir, bir öpücük kondurabilirsiniz. Ancak dakikalar boyunca değil.
  • Sizden ayrılmaktan korkuyor, sakın unutmayın. Onu anladığınızı ve bunun kalıcı bir ayrılık olmadığını belli edecek şekilde konuşun. “Üzgün olduğunu ve veda etmenin zor olduğunu biliyorum. Eminim arkadaşlarında böyle hissediyordur. Ama eve döndüğünde yine birlikte olacağız” gibi.
  • Ayrılmak konusunda zorlanıyorsanız öğretmenden yardım isteyebilirsiniz. Tabi bunu doğrudan yapmak yerine çocuğunuza “haydi gel öğretmenine merhaba diyelim” diyerek yapmanız onu öğretmene bırakmaya çalıştığınız hissi yaratmayacaktır.
  • Diğer velilerle tanışmak ve iletişim bilgilerini almak faydalı olacaktır. Çocukların okul dışında da sosyalleşmesi, okula daha istekle gitmesine sebep olacaktır.

Sonrasında: İlk günle bitiyor mu sandınız? Çok yanıldınız. Bunun bir süreç olduğunu unutmayın.

  • Okulun düzenlediği etkinliklere mutlaka katılın.
  • Öğretmeninden zaman zaman geri bildirim almayı ihmal etmeyin. Çocuklar evde farklı, okulda farklı davranabiliyorlar. Öğretmeni ile iletişim içinde olmanız hem duygusal hem de akademik başarısı için yol gösterici olacaktır. (Bu iletişim için önerilerimi yakında sizlerle paylaşacağım. Ama önce çocuğunuzu okula hazırlamalıyız.)
  • Çocuğunuzu sorgularcasına değil, sohbet ederek okulda yaşadıkları ve duyguları hakkında bilgi edinin, gerekiyorsa tedbirler alın.
  • Birlikte olmayı sevdiği arkadaşlarıyla buluşmalar ayarlayın.
  • İlk başlangıçta ona sorumluluk kazandırana kadar, ödevleri konusunda destek vermeniz gerektiğini unutmayın. Çocuğunuz halen oyun çocuğu. Okula gitmesini, ya da ödevlerini yapması için oyun oynamama cezası vermek ya da “artık büyüdün, okula başladın. Bebek gibi oyun mu oynayacaksın?” gibi cümleler kurmak çocuğu okuldan soğutacaktır. (Çocuğunuzla ödev savaşlarına girmemeniz için önerilerime buradan ulaşabilirsiniz) — Ödev savaşlarına link

Çocuğunuza gereken her türlü desteği verdiniz. Peki ya kendiniz?

Duygularınızı içinize atmayın. Bu çocuğunuz için olduğu kadar sizin için de yepyeni bir dönem. Yukarıda da belirttiğim gibi telaşlanıyor, merak ediyor, henüz çocuğunuzun hazır olmadığını düşünüp endişeleniyor hatta belki de kendinize bile itiraf edemiyorsunuz ama çocuğunuzun gözünde değer kaybetmekten korkuyorsunuz. Bunların hepsi doğal. Kendinize tüm bu duyguları yaşamak için de fırsat verin. Ama farkında olarak.

  • Onu okula bırakıp veda vakti geldiğinde, onun çok da rahat olmadığını gözlemlediğinizde içinizden ağlamak gelebilir. Ağlayın o zaman. Ancak bunu çocuğunuzun yanında yapmayın, üzgün olmanız çocuğunuzun “Demek ki üzülecek, kaygı duyacak bir şey var” diye düşünmesine sebep olabilir.
  • Biliyorum, içiniz içinizi yiyor. Çocuğunuzun beyninin içine girip ne düşünüyor bilmek istiyorsunuz. Siz olmadığınızda okulda neler olup bitiyor öğrenmek istiyorsunuz. Bunu öğretmenine ya da çocuğunuza sorabilirsiniz. Her iki durumda da sorgulayıcı olmamaya, yapıcı bir dil kullanmaya özen göstermeyi unutmayın. Çocuklar “bugün ne yaptın” sorusuna sizin istediğiniz şekilde tatmin edici cevaplar vermeye çok istekli olmayabilirler. Anlatması için zorlamayın. Siz ona gününüzü anlatarak başlayın. Onun kendi istediği kadarını, istediği zaman paylaşmasına fırsat verin. Bazen evcilik, okulculuk gibi oyunlar oynamak ya da okuduğunuz bir kitaptan yola çıkarak sohbet açmak da faydalı olabilir.
  • Kendinizi işe yaramaz hissediyor da olabilirsiniz. Daha dün çocuğunuzun hayatının merkezindeydiniz, çocuğunuz kendisine ait bir yaşam kurmanın ilk adımını attı ve siz kenara çekilmek zorunda kaldınız. Ama bu zaten sizin uzun süredir aradığınız fırsat değil miydi? Kendinize vakit ayıramamaktan şikayet etmiyor muydunuz? O hep ertelediğiniz işleri yapmanın, kurslara gitmenin tam vakti. Ya da varsa daha küçük yaştaki diğer çocuğunuzla daha yoğun ilgilenmenizin.
  • Bu süreci yaşayan ne ilk kişisiniz ne de son. Hatta yalnız da değilsiniz. Bakın o bahçede bekleyen anne ya da baba da sizinle aynı durumda. Birlikte biraz laflamak, aynı hislerde başkaları da olduğunu bilmek sizi biraz daha rahatlatabilir

Kendinizi ve hislerinizi de ikinci plana atmadan, çocukla ilgili her şeyde olduğu gibi sevgi, sabır, anlayış ve yarattığınız güven hissi okula başlangıç döneminde de en büyük yardımcınız olacak. Umarım tüm hayatında derin izler bırakacak bu önemli süreci çocuğunuz da siz de en yapıcı ve yumuşak şekilde yaşarsınız.

KAYNAKLAR:

http://www.rif.org/us/literacy-resources/articles/helping-kids-adjust-to-school-useful-tips-for-parents-and-educators.htm
http://www.pbs.org/parents/education/going-to-school/starting-school/first-days/
http://theimaginationtree.com/2013/08/top-tips-for-starting-school-parents-teachers.html
http://www.babycentre.co.uk/x1053327/preparing-yourself-for-your-child-starting-school