BİR İKİLEM…

Herkes her yer de kendini tanımaktan söz ediyor. Kendinizi ne kadar tanıyorsunuz? diye soruyorlar.
Nedir bu kendini tanımak dediğimiz?
Ne istediğini bilmek m?
Yoksa nasıl isteyeceğini bilmek mi?
Hadi bildik diyelim…
Şimdi ne olacak…
Onu nasıl ifade edeceğinizi biliyor musunuz?
Bütün bunları soruyorum çünkü…
Kendini tanımaktan daha da öte olan kendinizi ifade etmek
Daha çok ama çoook küçükken anne babalarımız ağzımızın içine bakarken konuşalım diye“Aaaa bak  anne dedi” …. “Yok canım sen yanlış duydun baba dedi,  o baba dedi” gibi yarışlara girerken anne- babalarımız; konuşmaya, dünyayı anlamaya, kendimizi az da olsa tanımak için merakla sormaya başladığımız da yine onlar değil miydi bizi susturan, sus sen anlamazsın diyen?
Siz hiç mi yapmadınız çocuklarınıza sevgili anne- babalar?
Şaşkındık o zaman, anlamıyorduk ve bakıyorduk ne diyorlar diye sonra alıştık onların sus demesine…
Ve okul zamanı geldi, dediler ki okula gideceksin kendini anlamak hayatı öğrenmek için.
Sessiz sessiz tamam dedik.
Bu sefer bize okulda dedi ki öğretmenlerimiz:  öle istediğiniz zaman kendinizi ifade edemezsiniz bir şey söylemek isterseniz parmak kaldıracaksınız. Ben izin verdiğimde konuşacaksın, Önce susmayı sonra konuşmayı öğreneceksin…
Hep bir yerler de birileri bizlere ya da çocuklarımıza susmasını söylüyor uzun uzun yazmak gerek aslında bunları ama kısaca söylersek;
Bu bazen anne baba
Bazen öğretmen
Bazen arkadaş
Bazen Sevgili
Bazen eş
Bazense patron oluyor, bize “sen sus” diyenler