BUGÜN KENDİN İÇİN EĞLENCELİ NE YAPTIN?

Sınav stresi peşini bırakmaz bir halde… Boğazın düğümleniyor… Uykuların kaçıyor… Ya da tam tersi durmadan uyumak istiyorsun… O yatakla mümkün olsa da bir bütünleşsen öyle değil mi? E ne duruyorsun bütünleş o zaman! Ama kaybeden sen olursun!
Evet sınav çok önemli… Evet bu sistem berbat bir sistem… Evet geleceğini pamuk ipliğine bağlı hissediyorsun… Bunların hepsi çok normal. Belki kendine çok yükleniyorsun, belki de çoktan boş verdin. İkisi de kabulüm. Ama asıl kabul edemediğim, tek bir kelimenin hayatını bu denli yönetmesine izin vermen…
Niye sıkılıyorsun? Neden basıyorlar sana? Gerçekten ama gerçekten sordun mu bunu kendine? En çok ne zaman sıkıldığının farkında mısın? Ya da “yeteeeeeer” diye bağırmak istediğin zamanları hiç düşündün mü? Yorganın altına kıvrılıp yattığında, arkadaşlarınla birlikteyken sürekli sınavdan bahsettiğinde, müzik dinlerken bile “sınav, sınav,…” diye düşündüğünde değil mi? E kim olsa patlar! Hayatının tam ortasına sadece seni hiç de mutlu etmeyen bir şeyi yerleştirirsen bu sıkıntı peşini bırakmaz. Onun yanına başka şeyler de eklemelisin. Biz Türklerde adettendir “ortaya karışık yapmak” halbuki. Sınav hayatının bir gerçeği ve büyük bir parçası. Kimse bunu reddetmez. Ama asıl olan sınav değil! Pöf! Yine seni anlamayan bir yetişkin değil mi?
Asıl olan sensin! Asıl olan senin mutluluğun! Sınav gerçeğiyle yaşarken kendini ikinci plana atma diyorum yani, anlıyor musun? Her akşam yatarken sor bir kendine “bugün eğlenmek için ne yaptım?” Depresyondaki kişilere bu sorulduğunda ne cevap veriyorlar tahmin edebilir misin? HİÇBİR ŞEY! Şimdi al bir kağıt kalem eline… Hadi ama kaldır poponu. Hadiiii… Ha şöyle… Yapmaktan mutlu olduğun en az 3 şeyi yaz şimdi. İşte sana sınavla ilgili yaşadığın kaygılardan çıkış anahtarın. Hem de 3 tane. Nasıl mı?
Sevdiği şeyi yapmak insanı gülümsetir, mutlu eder. Uzun bir süredir nefret ede ede sınava hazırlandın… Kendini ihmal ettin. Oysa o sınava girecek olan sensin. Anahtarlarını kullanmak da sana kalmış. Benim de sana birkaç anahtar önerim olacak. Ama önce anahtarları neden kullanmalısın?
Gerçekten ama gerçekten seni mutlu eden bir şey seçtiysen;

  • Küçük bir mola vereceksin…
  • Aktifleşeceksin. Sadece müzik dinlesen bile enerji dolduğunu hissedeceksin.
  • Sosyalleşeceksin. Yapmayı seçtiğin şeye göre az ya da çok… Doğrudan ya da dolaylı… Ama ya birileriyle birlikte yapacaksın bunu ya da yalnız yapıp sonradan birileriyle paylaşacaksın.
  • Gizli tutkularını belki de yeteneğini keşfedeceksin. Kim bilir belki de çok iyi bir kulağın var.
  • Rahatlayacaksın ve stresini atacaksın. Hayatın sadece iş olursa (senin işin de sınav değil mi?) hem sıkılırsın hem de sıkıcı biri olup çıkarsın. Bunu istemezsin değil mi? Oysa sınavın yanına koyacağın eğlenceli aktiviteler zihnini rahatlatacak. Sıkıntın uçup gidecek. Eğleneceksin, eğlendireceksin…
  • Stresin yapıcı strese dönüşecek. Yapıcı stres diye bir şey yoktur mu diyorsun! Hayır, vardır. Seni yaptığın şeyle ilgili daha çok heyecanlandırır, hayata bağlar (sadece sınava bağlamaz yani).
  • Şimdiki zamana tutunacaksın. Ne demek mi? Sınav şu an değil. Öyle değil mi? Ama sen hep sınav düşüncesindesin. Ne oldu bugüne? Şu an yaptığın şeye? Test çözmek dışında yaptığın her şey sana kendini suçlu hissettiriyorsa, kankan aradığında içinden onunla konuşmak gelmiyorsa…İşte sevdiğin şeye vakit ayırmak o anın tadını çıkarmana da yardım edecek, sınava hazırlanmana da…

Vır vır vır … Aklını okudum değil mi?

Yok vallahi vır vır değil… Sınavın üstesinden gelebilirsin! Sadece anahtarlarını unutma ya da masanın üstünde öylece bırakma.  Şuna inan bu anahtarlar, yani hobiler boş zamanları değerlendirmek için yapılan boş meşgaleler değil. Aksine insanı besleyen, hayattan keyif almasını sağlayan, yaşama anlam katan uğraşlar.  Hatta yaşamını hobilerinden kazananlar bile var, biliyor musun? Neden sen de onlardan biri olmayasın? Örneğin yazarlar, oyuncular, fotoğraf sanatçıları… İster bunu keyif verdiği için yapsınlar, isterse meslek olarak seçmiş olsunlar bugün önemli yerlere gelmiş herkesin aslında birer hobisi olması inan rastlantı değil. Örneğin Cem Yılmaz otomobil topluyormuş. İş adamı Cem Boyner fotoğraf çekerek rahatlıyormuş, Hüsnü Şenlendirici balık tutarak. Kayak, dans, yelken, motosiklet, hatta golf de yaygın hobilerden. Hobiler modern çağın icadı değil-Osmanlı’da da böyleymiş, padişahların hepsinin birer hobisi varmış. Örneğin II. Abdülhamid sandalye yaparmış, Yavuz Sultan Selim kuyum işleri, Fatih Sultan Mehme

İşte bunlar da benim önerilerim.

Uzaktan kumandalı bir uçak ya da helikopter uçur.

  • Wakeboard (kablolu su kayağı) deneyebilirsin. Su kayağı kadar heyecanlı ama daha güvenli. (daha fazla bilgi edinmek istersen: http://www.goldcablepark.com/tr/info.html)
  • Paramotor (motorlu yamaç paraşütü) giderek Türkiye’de de yaygınlaşıyor. Denemek istersen biraz internette araştırman yeterli…
  • “Animasyon film” yapmaya ne dersin? Bir program satın alıp kendin öğrenebilirsin ya da kısa bir kurs ile işin erbabından öğrenip sonra kendin devam edebilirsin.
  • Graffiti? İstediğini yaz! Dök içindeki. Online sipariş verebileceğin graffiti kitapları bulabilirsin.
  • Video çek! Fotoğraf çek! Hatta film çek! Işık, kamera, motor! Yönetmen sensin!
  • Uçurtmaya ne dersin? Gökyüzünde bambaşka bir dünya var biliyor musun? Üstelik Türkiye ile de sınırlı değil bu uçsuz bucaksız dünya!t bahçıvanlık. Peki sen ne yapacaksın?
    İki seçeneğin var şimdi önünde. Ya seni mutlu eden o keyifli hobiyi bulursun ve ona vakit ayırırsın ya da sınavın midende delikler açmasına, beynini patlatmasına izin verirsin.
    Sınav sende silinemez izler bırakacağına, sen sınavı alt et ve senden unutulmaz keyifli izler bırak şu sıkıcı sınav yılına…