MUTLU MUYUM? MUTLU MUSUN? MUTLULAR MI?

Sokakta yürürken, toplu taşıma araçlarında, sinemada, restoranda gördüğünüz insanların yüzleri nasıl? Sizce mutlular mı? Gözlerinin içi ışıldıyor mu?
Evet, toplum olarak pek de “mutlu” olduğumuz söylenemez. Hep bir telaşımız, hep bir sıkıntımız, hep ama’larımız var. Peki soruyorum size: “Yetişkinler etrafta asık suratla
dolaşırken, çocukların mutlu olması mümkün mü?” Sırf çocuklarımız mutlu olsun diye bile mutlu olmaya, yüzümüze kocaman ve bulaşıcı bir gülümseme yerleştirmeye değer aslında. Zira araştırmalar da, öğretmenleri güldüğü zaman çocukların okula gitmeyi daha çok sevdiklerini gösteriyor…
Van Erciş’te görev yapan sınıf öğretmeni Gökhan Bulut’un yukarıdaki paylaşımının, sosyal medyada fırtınalar estirmesinin sebebi de aslında işini severek yapan bir öğretmenin, esas olarak öğrencisinin “mutluluğunu” amaç edinmesine duyduğumuz özlem olmalı!
Peki durum gerçekten böyle mi? Türkiye’deki öğrencilerin, diğer ülkelerdeki yaşıtlarına göre memnuniyet durumu ne?
University of York iş birliğiyle yapılan ve 2015’te dördüncüsü yayınlanan The Good Childhood (İyi Çocukluk) raporu, Türkiye’deki tablonun hiç de kötü olmadığını ortaya koyuyor. Son 10 yılda 60,000 çocukla yapılan araştırmada çocuklara onlar için neyin önemli olduğu gibi sorular sorulmuş.
Araştırma 15 ülkede çocuğunun, farklı başlıklar açısından, memnuniyet derecesini karşılaştırıyor.
Yine aynı araştırmaya göre “ergenlik”, mutluluk söz konusu olduğunda, önemli bir faktör. Yaş büyüdükçe, çocukların “mutlu” olma oranı da düşüyor; 10 yaşındaki katılımcıların %2,4’ü mutlu değilken, 16 yaşındakilerde bu oran %8,2’ye yükseliyor.

Yaş faktörüne ülke detayında baktığımızda aynı trendi gözlemlemek mümkün.
Araştırmadaki bir başka önemli faktör de cinsiyet. Dış görünüş, bedeniyle barışık olma, özgüven gibi konularda kız çocukları mutsuz olmaya biraz daha meyilli.
“Çocuk hakları” söz konusu olduğunda Türkiye’deki ankete katılan 10-12 yaş arasındaki çocukların %68’i “haklarımın ne olduğunu” biliyorum demiş. Norveçli çocuklar ise haklarını çok iyi bildiklerini düşünüyorlar!
Araştırma sonuçları durumun Türkiye açısından çok kritik olmadığını gösterse de araştırmadan çıkartmamız gereken bazı dersler var. Zira daha önceden de anne-babalar, eğitmenler, koçlar olarak asıl yapmamız gerekenin on parmağında on marifet robotlar yetiştirmek değil, “mutlu ve tatmin olmuş” bireyler olabilmelerini sağlamak  olduğundan bahsetmiştim. Öncelikle sevgi dolu bir aile ortamının, öz güveni destekleyici aktivitelerin, akademik bilgi yanında kazandırılan sosyal ve duygusal becerilerin “mutlu” bireyler yetiştirmedeki önemini idrak etmeli, attığımız her adımı bu doğrultuda atmalıyız.
Mutlu bir toplum için mutlu çocuklar…

Kaynak:
The Good Childhood Report 2015  https://www.childrenssociety.org.uk/sites/default/files/TheGoodChildhoodReport2015.pdf
http://goodchildhood2015.childrenssociety.org.uk/