“SENİ PAMUKLARA SARMALAR SARARIM-1”

Korumacı Ebeveynlik Nedir? Çocuk Üzerinde Ekileri Nasıl Olur?

Bir bebek elbet doğduğu andan itibaren onu beslemek, uyutmak, güvenliğini sağlamak, temizliğini sağlamak için önce annesine, sonra babasına ihtiyaç duyar. Buradaki kritik soru “nereye kadar?”
Parkta tırmanma çubuklarına yöneldiğinde yaşıtları birer küçük maymun edasıyla çubuklarda hareketler yaparken,” aman düşersin” diye çubuklara yaklaşmasına bile izin vermemeli miyiz? Eğer herhangi bir arkadaşıyla sorun yaşadıysa hemen zırhımızı kuşanıp, o arkadaşına gününü biz mi göstermeliyiz? Öğretmeni gözümüz gibi baktığımız, pamuklara sardığımız yavrumuza sesini yükselttiyse, gidip okul müdürüyle, milli eğitim müdürüyle, gerekirse bakanla görüşüp o haddini bilmeyen öğretmene ağzının payını vermeli miyiz?
Aslında anne-babalar tüm bunları, “Çocuğumu çok seviyorum. Onun için her şeyin en iyisini istiyorum” cümlesi arkasına saklanarak yapıyorlar! Çocukları için ne denli kötülük yaptıklarını bilmeden.
Tufts Üniversitesinde öğretim görevlisi çocuk psikoloğu David Elkind, “Öğrenmek iyi veya kötü deneyimler sonucu oluşur. Başarısızlıklar bize nasıl baş edeceğimizi öğretir.”  diyor. Acaba onları bu denli kanatlarımız altına alarak, kendi başlarına bir şeyler yapmalarına izin vermeyerek   yaşamla baş etme becerilerini mi köreltiyoruz?
Sonsuza dek çocuğunuzun yanında olmayı garanti edebiliyor musunuz? Her seferinde onun için dünyayı tekrar tozpembe hale çevirebilir misiniz? Korumacı anne-babalık, otoriter ailelerde yetişmiş ve “elalem ne der” baskısıyla dışarı çıkışları karneye bağlanmış bizim kuşağın sıkça düştüğü çok tehlikeli bir tuzak:  “Ben çektim evladım çekmesin” diyerek hayatı çocukları için bir gül bahçesine çevirmeye çalışıyor, çocuğun ağzının içine bakıp onun yerine her işine koşuyor, özgüvenli olsunlar diye bir dediklerini iki etmiyor ve aslında maalesef tam tersi özgüvenlerinin gelişmesine ket vuruyorlar! Onlara, sürekli çocuklarının çevresinde uçuşup durdukları, adeta pervane oldukları için helikopter ebeveynler de deniyor.   Sosyologlara göre de (*), 1980-2000 yılları arasında doğmuş bir çocuğunuz varsa, siz de bir helikopter anne olabilirsiniz!
Eminim siz kendinizi korumacı anne-baba olarak görmüyorsunuzdur. Öyle olup olmadığınıza bir sonraki yazımda siz kendiniz karar vereceksiniz… AMA çocuğunuzun yaşı kaç olursa olsun fiziksel/duygusal olarak olası her türlü tehlikeden korumaya çalışıyorsanız, örneğin gardiyan gibi her yere yanında gidiyorsanız, siz de koruyup kollamak konusunu abartmaya biraz meyilli olabilirsiniz; aman dikkat! Merak etmeyin eğer “korumacı bir ebeveyn” iseniz,  bu sarmaldan nasıl çıkılabileceğinizden daha sonraki yazılarda detaylı bahsedeceğim.
Bu yazıda her şeyin zahmetsizce önlerine sunulduğu, tüm imkanların seferber edildiği, çocuğa kendisi olabilmesi için fırsat verilmeyen çocukların ileride nasıl yetişkinler olabileceğinden bahsedip, tabiri caizse azıcık gözünüzü korkutmak istiyorumJ
Özgüven eksikliği
Fazla korumacı anne-babalar, “dur ben getireyim”, “öğretmeninle konuşayım”, “arkadaşının ağzının payını vereyim” diyerek aslında satır arasında “Sen beceremezsin, ben senin adına yapayım” mesajı vermiyorlar mı? Kendi hakkını savunmayı erken yaşlarda öğrenemeyen çocuğun, özgüveni düşük, cesaretsiz ve başkalarının onayını bekleyen bir yetişkin olması maalesef kaçınılmaz. Araştırma(**) sonuçları da  korumacı anne baba ile büyüyen çocuklarda yetersizlik duygusunun hakim olduğunu ve depresyona eğilimin daha yüksek olduğunu  gösteriyor.
“Dünya güvenilmez bir yer” düşüncesi
Başına gelebilecekleri sayıp, çocuğunuzun önüne insanlar, hayat, arkadaşlar, vb. ile ilgili olumsuz konuştukça ona güven değil, korku aşılıyorsunuz. Korkan bir çocuk ya da yetişkin güvensiz olur. Kimseye güvenmez. Hayat onun için hep sakınması gereken tehlikelerle doludur. Gerekli durumlarda risk alamaz. Dost edinemez. Hayattan keyif alamaz.
İsyankarlık
Kaş yapayım derken, göz çıkartmak istemezsiniz değil mi? Anne babalar tedbirler alarak, kurallar koyarak, çocuğu etrafında pervane olarak çocukları için güvenli bir ortam sağladıkları yanılgısına düşebiliyorlar. Ama bu “baskı” çocuğun özellikle ergenlik döneminde isyan etmesine ve sizden uzaklaşmasına da neden olabilir. Çocuğun üstüne düşmek onda güven yaratmadığı gibi “size uyum sağlama, kabul görme çabası” yaratır. Bu da zamanla aranızdaki dürüst, açık iletişimin kapılarını kapatır. Ergenlik döneminde hiç de istemeyeceğiniz bir şey değil mi?
Anne-babanın olmadığı durumlarda “özgürlüğü” abartma
Çocuk büyüdükçe, anne-babasının bunaltan ilgisinden birazcık uzaklaşabildiği noktalarda, örneğin üniversite için başka bir şehre gittiğinde “özgürlük” konusunu biraz abartabilir. Araştırmalar (***)gösteriyor  ki korumacı ebeveynlerin çocukları alkol, uyuşturucu gibi bağımlılık yapan maddelere daha meyilli oluyorlar
Yalana sarılma
Endişe eden anne-babasının gazabından kurtulmak için yalanın arkasına saklanmak kolay, huzurlu bir çözüm seçeneği olabilir. Yalan ortaya çıkınca, anne-babanın öfkesi çoğalır. Artan öfke başka yalanları getirir. Siz çocuğunuzla ilişkinizde böyle bir kısır döngüye girmek ister misiniz?
Başarısızlık Korkusu
Her şeyin kendilerine gümüş tepside sunulmasına alışmış bir kişi, kendi başına yapmak zorunda kaldığı bir işte başarısız olursa, sizce tekrar denemeye istekli olur mu? Hataların aslında en iyi öğretmen olduğunu unutmamalıyız.
Tüm bu saydığım tehlikelere rağmen, “olsun ben onun için saçımı süpürge ederim” diyor olabilirsiniz. Ancak doğal olarak minik yavrunuz bir gün büyüyecek ve sonunda çalışıp kendi parasını kazanma, ailesini kurma yaşı gelecek. Bu durumda bile bazı anne-babaların iş görüşmesine gençle birlikte gittiğini, başlangıç maaşını duyunca “Kalk çocuğum kalk ben sana bu kadar harçlık veririm; yorulmana değmez” dediklerini duyuyorum. Bu ona iyilik yapmak değil, inanın! Tamam diyelim çocuğunuzun geleceğini ölünceye dek teminat altına alacak birikimi yaptınız, gerçekten çabalamasına yorulmasına gerek yok. Peki ya torununuz? Torununuzun çocuğu? Bu denli size bağımlı yetişmiş bir kişi, nasıl çocuk sahibi olacak, nasıl onların geçimini sağlayacak, nasıl onlara sorumluluk duygusu kazandıracak. Belki onlara da siz bakmak istersiniz?
Diyelim bu yaşa kadar arkasını topladığınız çocuğunuzun, işe başlama yaşı geldiğinde “artık tamam” deyip desteğinizi çekiverdiniz. Ya da hastalıklar, yaşam şartları sizi desteğinizi çekmeye yöneltti. Çocuğunuz mutlu olabilecek mi? El bebek gül bebek yaşamaya alışmış birisi, bir sorun belirdiğinde onun nasıl üstesinden gelecek? Size kelebeğin hikayesini hatırlatmak isterim, belki duymuşsunuzdur:
Çocuklarımıza korumacı ebeveynlik yaparak, onların kozalarından güçlü birer kelebekler olarak çıkmalarını, kanatlarını özgürlüklerine doğru çırpmalarını engelliyoruz. Halbuki bize düşen sadece rehberlik etmek,  gerektiğinde ya da talep ettiklerinde fark ettirmeden minik iteklemeler yapmak!  İşte o zaman her birinin nasıl da rengarenk izler bırakabildiğini gururla görebiliriz. Ne dersiniz?
Kaynak:

  1. http://www.2knowmyself.com/overprotective_parents_effects_on_children
  2. http://www.littleheroes.com/blog-overprotective-parents-may-raise-underprepared-children/
  3. http://www.livestrong.com/article/48744-side-effects-overprotective-parenting/

(*) http://www.drrobynsilverman.com/parenting-tips/helicopter-parents-helpful-or-harmful/
(**)http://healthland.time.com/2013/02/22/hover-no-more-helicopter-parents-may-breed-depression-and-incompetence-in-their-children/
(***)http://www.researchgate.net/publication/233838670_The_Impact_of_Parenting_Styles_on_Adolescent_Alcohol_Use_The_TRAILS_Study