SENİ PAMUKLARA SARMALAR SARARIM-3

“Risk” ve “riskli” arasındaki farkı fark edin, yeter!
Bugün düşüp yaralanmasın diye belki de koşmasına bile izin vermediğiniz çocuğunuzun canı, yarın hayatın dikenlerine takıldığında daha çok yanacak… Çünkü siz istemeden onun kalkanını yavaş yavaş elinden aldınız… Bana inanmıyorsanız işte bir araştırma sonucu:

Bu da bir başkası:

İşte yarın bu düşüncelerle boğuşmamak için bugün yapabileceğiniz şeyler var.
Öncelikle gördüğünüz risk gerçek bir risk mi?
Çocukluğunuzu düşünün… Yasaklar hep daha cazip değil miydi? Açma denilen kapıları açmak, görüşme denilen arkadaşla kaçamak buluşmak, anlaşılmayacağını düşünerek sigara içmek… Hepsinin verdiği tat ayrıydı, öyle değil mi? Neden? Çünkü asıl zevk “gizli”nin içinde saklı… Aranızda gizli saklı olsun istemiyorsanız “Bu gerçekten risk mi?” diye sorun kendinize ve dürüst cevap verin. Sonra da, izin verip vermemeye karar verin. İyi düşünün… İzin vermemeniz her zaman yapmaması demek değil. Asıl risk burada.
Tabi bir de fiziksel riskler var… Bisiklete binmek risktir, düşebilirsiniz ama riskli değildir. Zifiri karanlıkta, ışıksız, karanlıkta sizi belli etmeyen bir şekilde bisiklete binmek ise risklidir. Yani çocuğunuzun gündüz vakti bisiklete binmesi, ancak sizin işe giderken araba sürmeniz ya da dolmuşa binmeniz kadar riskli. Ama gecenin bir vakti tedbir almadan binmek isterse, işte o zaman yapışın boğazına.
Gereğinden fazla korumacı olduğunuzu düşünüyorsanız ya da testte çıkan sonuç bunu gösteriyorsa (henüz yapmadıysanız, ne duruyorsunuz tıklayın…) öyle hemen duvarları yıkın ve yarın çocuğunuzu özgür bırakın demiyorum. Zaten bu, pek de mümkün değil. Adım adım, günden güne olacak bir şey.
Yardım her zaman yardımcı olmaz… Riskin sadece zaman zaman riskli olması gibi… O halde!

  • Evde çocuğunuzun yaşına uygun sorumluluklar vererek başlayın. Kendinizce en az riskli olandan başlayın, yavaş yavaş daha riskli olanlara geçersiniz (tabi riskli derken yine sizin gördüğünüz riskten bahsediyorum, gerçek riskten değil). Bu konuda ne yapabilirim diye kararsızsanız işte size küçük ipuçları
    Mesela önce çocuğunuzun akıllı telefonunu şarja takmasına (yani fişi prize sokmasına) izin verin. Merak etmeyin şu ana kadar bunu yapan hiç bir çocuğu elektrik çarpmadı. Sonra mutfakta bıçakla meyve, sebze doğramasına izin verirsiniz. Sonra da tek başına banyo yapmasına. Sonra belki duvara çivi çakmasına.
  • Evde verdiğiniz özgürlükle çocuğunuzun neler yapabileceğini gördükten sonra sıra geldi dışarıdaki hayatı keşfetmeye. Korumacı bir anneyseniz çocuğunuz için bu gerçek bir keşif olacak, inanın. Yine yakın bir yerlerden başlayın. Tabi aşağıdaki örnekleri yaşına göre uygulayın.

Mesela güvendiğiniz bir arkadaşının evine önce siz götürüp bırakın.
Sitede oturuyorsanız site içinde arkadaşları ile buluşmasına (ya da sitenin parkında arkadaşlarıyla siz olmadan oynamasına izin verin).
Birlikte dışarı çıktığınızda bırakın karşıdan karşıya kendi geçsin.
Ardından, sınırları genişletin ve site dışına kendi kendine çıkmasına izin verin.
Tüm bunları okumak bile midenizi ağrıttı öyle değil mi?
UNUTMAYIN! Gereğinden fazla destek = Tam bir felaket
Ne yaparsanız yapın sizin onun yanında olamadığınız anlarla dolu hayat.  Denemek öğrenmektir. Kendiniz baş etmediğiniz sürece asla öğrenemezsiniz. Araba kullanıyorsanız bilirsiniz. Sizi hep birileri bir yere götürdüyse, o yere ilk kez siz arabayı kullanarak gittiğinizde yolu hatırlamayabilirsiniz. Neden? Çünkü daha önce kendi başınıza yapmayı denemediniz. Şoförün yanına ya da arkada oturup rahatlığın keyfini çıkardınız…
Annem eskiden çocuk yetiştirmek daha kolaydı diyor. Öyle miydi cidden? İşin özü aynı değil mi? Biz, bu dönemin anneleri-babaları çocuk yetiştirmeyi başka noktalara mı taşıdık acaba? Çocuk her zaman çocuk değil mi? Bence öyle. Değişen sadece anne-babalar. Mükemmel ebeveynlik diye bir şey yoktur. İyi anne-baba olmak derseniz işte o olur. O da, (ki psikologlar buna yeterince iyi anne-baba olmak diyorlar) aslında denge kurmak demek. Çocuğun ihtiyaç duyduğu zaman ve konularda tabi ki korumacı olacaksınız. Ama ihtiyacı olmadığını hissettiğinizde de geride durmayı bileceksiniz. Geride duracaksınız ki, çocuklarınız gereken dersi alıp öğrenebilsin. Bu düşmesi, ağlaması, hata yapması, riskler alması, üzülmesi anlamına gelse bile.
Yağmurlu bir havada çamurlara bulanmadıysanız,  elinize geçirdiğiniz kalemlerle evin duvarlarında bir resim sergisi açmadıysanız, bisiklette hızla giderken şöyle acı bir fren yapmadıysanız, geride bir iz bırakamamışsınız demektir.

Kaynaklar:

Alıntılar:
(1) ve (2) http://www.kidspot.com.au/Toddler-Development-The-risks-of-being-a-helicopter-parent+5989+26+article.htm