• +90(216) 545 01 54

  • iz@izkocluk.com

Öğrencilerde öz disiplini sağlamak

1000 563 İz Koçluk

Öğrencilerde öz disiplini sağlamak

 “Uzaktan eğitim çocuğuma çok uzak” endişesi taşıyorsanız…

Önce hepsi eğitime verilen bu zorunlu arayı bir tatil olarak gördü. Sabah erken kalkmayacakları, hafta içi okula hafta sonu kursa koşturmayacakları için sevindiler.  Hemen arkadaşlarla buluşma planları yapıldı. Ama sonra anne babaları onlara “çıkamazsın” dediler. Zira, toplu taşımayı kullanmaları, arkadaşlarıyla kalabalık gruplarda bir araya gelmeleri, AVM’ye ya da bir kafeye gitmeleri riskliydi. Bu durum ev kuşu olanların canına minnetti tabii, ama sosyal kelebek olanlar epey bir isyan ettiler, söylendiler. Onlar da durumun ciddiyetini anladıktan sonra, bugünlerde durumu kabullenmiş görünüyorlar.

Bu ilk haftayı evde çocuğu ile geçirenler için bu 1 hafta standart bir ara tatil gibiydi. Ancak esas: sınavımız bugün başladı: uzaktan eğitim. Normal zamanda, tüm öğrencilerin (ve belki ailelerin) hayali olan bu durum, şimdi gerçeğimiz haline gelince hepimizin aklında benzer sorular uyandırmıştı;

– Evden eğitim nasıl olacak?

– Çocuğum disiplinli olarak çalışabilecek mi?

– Bu yüz yüze eğitimin yerini tutar mı?

Hele ki LGS ya da üniversite sınavına hazırlananlar için bu konu daha da kritik ki bu konuya da Milli Eğitim Bakanlığı açıklık getirdi   ve sınavlarda sorular yüz yüze eğitim bölümlerinden olacak açıklamasını yaptı. İçinde bulunduğumuz bu zorlu günlerde bu açıklama bir nebze de olsa gönüllerimize su serti.

Öncelikle şunu söyleyeyim, Türkiye’de uzaktan eğitim altyapısına sahip olmamız büyük şans. Daha bugün, çocuğu Kanada’da lise sonda okuyan bir tanıdığımdan duydum; Kanada’da korona virüs sebebiyle okullar bu dönem için tamamen kapanmış. Önce uzaktan eğitim yapacaklarını söylemişler ama böyle bir altyapı olmadığı ve bu altyapıyı kurana kadar zaten okul dönemi sona ereceği için “herkesi geçireceğiz” deyip, dönemin sona erdiğini duyurmuşlar. Henüz herkesi neye göre ve kaç puanla geçirecekleri konusu açık değilmiş tabii, bu puana göre üniversite kabulü alacaklar ise gerginmiş. Bizim okulların da kapalı olma süresi uzayabilir. Ancak ne güzel ki çoğu özel okulun uzaktan eğitim için kendi iç düzenlemeleri var; olmayanlar ise eğitimlerine Milli Eğitim Bakanlığı’nın Eğitim Bilişim Ağı (EBA) sistemiyle hem online olarak hem de TRT okul kanalından devam edecekler.

Kabul edelim onlar dijital bir kuşak. İletişimi online kurmaya, bilgiyi dijital olarak almaya alışık ve aşinalar. İş bu dijital becerileri kullanmaya gelince, hepsinin farklı görüşleri var. Görüştüğüm öğrencilerim, eşin dostun arkadaşın çocuklarıyla yaptığım sohbetlerden gördüm ki bilinçli bir neslimiz var ama sorumluluğu paylaşabilmek istiyorlar. Belki de o yaşlarda normal olan da bu. Gençlerimiz yüz yüze eğitimi, arkadaşlarıyla birlikte olmayı tercih etseler de geçtiğimiz bu kritik dönemde toplum açısından bir araya gelmemek gerekiyorsa alınan uzaktan eğitim kararının doğru olduğunu düşünüyorlar. Ama maalesef hepsi aynı sorumluluğa ve disipline sahip değiller. Bu yüzden de okula gittiklerinde ödev yapmayanlar birlikte bu sorumluluğu üstlenebilirken (yani ben yapmadım ama o da yapmamış mantığı) şimdi iş başa düşmüş durumda.

Dolayısıyla, belli bir disiplini oturtup uzaktan eğitimden verim alabilmek için siz velilerin desteğine ihtiyaçları olanlar olacak. Yani esas sorunumuz onların öz disiplinlerini sağlayabilmek.

Çocuğunuz, ne yapacağımı bilemiyorum, aklımı veremiyorum gibi endişelerini sizinle paylaştıysa aşağıda sıraladığım destekleri vermeyi deneyebilirsiniz:

  1. Zihnini hazırlayın: Başlamadan önce çocuklarınızı zihnen okulun, öğrenme sürecinin devam ettiğine hazırlayın. Bu konuda konusun farklı ve yeni olabilecek şeyler hakkında meraklarını besleyin. Bu durumun sizler içinde zor olacağını anlıyorum ancak şu anda onların tek destek kaynağı sizlersiniz. Unutmayın neye odaklanırsanız onu büyütürsünüz.  Odağınızı yapabileceklerine çevirin.
  1. Hazır olmayı Beklemeyin: Odak noktanızı yapabileceğine, ders zamanı geldiğinde masaya bilgisayarın, televizyonun karşına oturabileceğine çevirin. Zamanı gelince oturması için hazır olmasını beklemeyin, hiçbir zaman hazır olmayabilir sadece oturması ve ilk günlerde dinlemesi yeterli olacaktır.
  1. Günlük bir rutin oluşturun: Çoğu özel okulun dersleri senkron ve asenkron olarak başladı. İlk güne özel yoğunluk kaynaklı problemler olsa da zaman içinde bunlar düzelecektir. Bu sistemde başlama ve bitiş saatleri zaten belirli ve programlanmış olduğu için öğrencilere nispeten daha az sorumluluk düşüyor. Keza EBA için de ders zili de 23 Mart Pazartesi günü çaldı.

Bazı okullarda ise canlı ders yerine, öğrenciye çalışacağı içerikler ve bununla ilgili ödevler gün gün veriliyor.  Öğrenciye esneklik tanıyan bu gibi durumlarda öz disiplin sağlayamayan öğrenciler problem yaşıyorlar. Çocuğumuz bu konuda başlarda elbette zorlanabilir. Çünkü aşina ve alışık olmadığımız şeylere başlamaktan korkar, erteleriz. Erteledikçe bunlar birikir, bu sefer bitmeyeceği korkusuyla daha da erteleriz. Çocuğunuzun bu döngüye girmemesi için, onu kendisi için günlük hatta haftalık bir ders bir programı oluşturmaya teşvik edebilir, aynı okul döneminde olduğu gibi bir rutin oluşturması için destek verebilirsiniz. Örneğin, sabah belli bir saate kalksın, pijamalarını çıkarsın, kahvaltısını etsin ve dersinin başına geçsin. Sınırların çizilmiş olması onu rahatlatacaktır. Bu tıpkı biz yetişkinlerin evden çalışmaya başladığı ilk zamanlarda yaptığımız gibi.  Mutlaka bu rutin programı görebileceği bir yere asın ve mümkünse büyük bir alan olsun

  1. Özel çalışma alanı belirleyin Bugünlerde altında eşofman üstünde kravat görüntülü toplantı yapan iş adamlarının, çocuğunun elini ağzını bağlayıp iş görüşmesi yapan iş kadınlarının görüntüleri dolaşıyor. Bu çocuğunuz için de böyle. Diyeceksiniz ki, onun zaten bir odası var, kapanır çalışır. Her ne kadar çocuğunuzun özel bir odası olsa da içeriden gelen gürültüler, dersten daha cazip olabilecek televizyon ya da müzik sesi, içeriye birden dalıveren küçük kardeş onun konsantrasyonunu da motivasyonunu da götürecektir. Bu sebeple onun çalışma saati, hepinizin sessizlik içinde çalışma saati olabilir. Ayrıca öncesinde odasından ya da çalışma için ayrılan mekanda internetin iyi çektiğini, ders için gereken kitap, defter ve kırtasiye malzemelerinin hazır olduğunu kontrol etmenizde de fayda var.
  2. Gözden ırak olan gönülden de ırak olur: Bu düşünceyi hep koruyun ve ders saati ders, oyun saati oyun aynı okuldaki gibi, telefon, tablet, playstation ya da dikkatlerini dağıtacak şeyleri ders saatlerinde okuldaki gibi bir kenara bırakması gerektiğini hatırlatın.
  3. Not alma teknikleri hatırlatın: Ders sırasında not almak hem odaklanmasına yardımcı olacak hem de daha sonra notların üstünden geçerek tekrar edip pekiştirmesini sağlayacak yöntemleri hatırlatın bunun için örneğin kavram haritası, zihin haritası, şekillerle çalışma, renk kodları kullanın
  4. Ödevler ve projeleri planlayın: Okulun ödevlerini ve teslim tarihlerini takip etmek ve bunları planlamak için farklı bir ajanda tutabilir. Böylece bu takvime göre önceliklendirmeyi de rahatlıkla yapabilir, uzun soluklu ödevler için zaman planı oluşturabilir. Önceliklendirme için Einsenhover matrisini kullanın
  5. Pomodoro tekniğini kullanın: Öz disiplin sağlama konusunda zorlanan öğrenciler için çalışma süresi çok önemlidir. Çalışma süresini 25 dakika ile sınırlayan pomodoro tekniği bu anlamda çok kullanışlı  her 25 dk da bir 5 dakika mola mantığı üzerine çalışır Tek bir oturuşta her şeyi yapmaya çalışmak hem gerçekçi olmayacak, hem de enerjisini çabuk tüketmesine sebep olacaktır. Bu sebeple bir dersi ne kadar sürede bitirebileceğine karar vermek ve sonra konuları bölümlere ayırmak ve kaç pomodoro (1 pomodoro_ 25 dakika) süreceğine karar vermek, her bir pomodorodan sonra mutlaka mola vermek şart aynı okuldaki teneffüsler gibi tekrar şarj olmasını sağlayacaktır.  Teneffüs şart unutmayın!

Tüm bunlara rağmen gençlerimiz sorumluluklarını yapmamak için bahaneler üretebilir. Hatta bunun sebebi mevcut süreçle ilgili kaygısından da olabilir. Bahanelerin üstesinden gelip çalışmaya başlamak için basit bir önerim var: “beynini hack’lemek için 5 dakika” kuralı. O masanın başına oturmak, o ödevi yapmak istemiyorsa sadece 5 dakika yapmak için başlasın. 5 dakika boyunca yapılan bir işe beynimiz otomatik olarak kanacak ve 5 dakikadan daha fazla yapacaktır. Belki de onun için “başlanmış işi bitmiş iştir,” diyoruzdur.

Şu anda çok istisnai bir durumla karşı karşıya olduğumuzu unutmamak gerekir. Bu yüzden standart eğitim öğretim şeklimizin devam etmesini beklemek doğru olmaz. EBA’da dersler başlamadan Milli Eğitim Bakanı bu dönemin yüz yüze eğitime geçene kadar öğrencilerin öz disiplin ve sorumluluk edinmesi için bir fırsat olarak görülmesi gerektiğini, bu dönemde eğitim ve öğretimden kopmamak, bilgileri taze tutmak için bir dönem olduğunu hatırlattı. Şu anda sahip olmamız gereken bakış açısı tam da bu. Online eğitimde alacakları akademik bilgi her zaman farklı yollardan telafi edilebilir. Eğer anne-baba olarak bu dönemin öğrencinin öz disiplin, kendi kendine yetme gibi hayat becerilerini kazanması için bir fırsat olarak görebilirsek, bu dönemi huzurlu biçimde geçirdiğimiz gibi verimli de kılabiliriz.

      #EvdekalTürkiye

Kaynaklar:

  1. https://www.schools.com/articles/five-self-discipline-tips-online-students.html
  2. https://www.chartercollege.edu/news-hub/why-self-discipline-key-success-online-courses
  3. https://www.forbes.com/sites/jennifercohen/2014/06/18/5-proven-methods-for-gaining-self-discipline/#ab1057f3c9f8
  4. https://edugage.com/self-discipline-tips-for-students-that-works/
  5. https://www.uopeople.edu/blog/self-discipline-for-students/
486 kez okundu