• 0(216) 545 01 54 / 0(543) 224 57 25

ZOR ÇOCUKLARI ANLAMAK

1024 886 İz Koçluk

Zor Çocukları Anlamak kitabında yardıma ihtiyaç duyan, anlaşılması zor olan çocuklara yaklaşım şekilleri ile nasıl yardım edilebileceği konusunda rehberlik tavsiyeleri sunulmaktadır.

Kitapta birçok örnek karaktere ve kurgusal duruma yer verilmiştir.

Kitap on iki bölümden oluşmakta olup ilk altı bölümde karakterler, vaka ve olay tanıtımı, ilerleyen üç bölümde çözümlerin vurgulanması onuncu bölümde ailevi sorunlar, on birinci bölümde de okul içerisindeki uygulamalar ve sorular ele almaktadır. On ikinci bölümde ise kısa toparlayıcı bir özet kısmına yer verilmiştir.

Çoğu çocuk düşüncelerini, fikirlerini, endişelerini, bakış açılarını ve duygularını uyumlu bir şekilde ifade edebilcek gerekli donanıma sahip olmadıklarından bunları en uygunsuz kelimelerle ya da hareketlerle ifade etmektedir. Bunların sebepleri gelişmemiş beceriler ve çözümlenmemiş sorunlardır.

Sorunları çözerken, zamanlamayla birlikte takip edilmesi gereken yola dikkat edilmelidir. Sorunlar tek taraflı değil çocukla iş birliği yapılarak çözülmelidir. Zor çocukları anlamak için takındıkları tavır ve becerilerini tanımlamak en iyi yoldur. Bu tür çocukları anlamak adına yazar bizi ilk adım olarak “Lives in the Balance” web sitesinde yer alan forma yönlendirmektedir. Bu form çocuktaki gelişmemiş becerileri ve çözülmemiş sorunları değerlendirmemizde kolaylık sağlayan bir araçtır.

Kitap mümkün olan durumlarda, çözülmemiş sorun tanımlarının her birini ‘zorlanma’ ifadesiyle bitirin der. Ancak davranışın yazılmaması önemli bir etkendir. (Örneğin; Sabahları okula gitmeden önce giyinmekte zorlanma, yatmadan önce dişlerini fırçalamada zorlanma gibi.) Çocuğa bunları ifade ederken de bu dilin kullanılması kritik bir önem taşımaktadır. Sorunları ya da sorunu genel değil parçalara ayırmak, detaylandırmak da işi kolaylaştıran başka bir yoldur. Çocuğun yaptığı eyleme değil, o eylemi yaratan soruna odaklanmaktır ise takip edilebilecek başka bir adımdır.

Otizmli, şiddete meyilli, tikleri olan, Tourette Sendromlu, çift kutuplu duygulanım bozukluğu olan, IQ su yüksek, intihara meyilli, iletişim bozukluğu olan, konuşma zorluğu çeken çocuklar bu kitapta yer alan örnekler ve vakalardır.

Kitapta verilen bu ve benzeri karakterlerde çözülmemiş sorunlar ve gelişmemiş beceriler sorunu yaşandığı görülmektedir. Bu ve benzeri sorunları yaşayan çocukların ebeveynleri çaresizce çözüm için birçok yol denemişlerdir. Halbuki yapmaları gereken sadece çözüme kavuşturulamamış sorunları ve gelişmemiş becerilerin tespitini ilk aşamada yapabilmektir. Çözülen sorunlar ve fark edilen gelişmeyen becerilerin tespiti zorlayıcı atakların azalmasına yardımcı rol oynamaktadır. Mevcut sorunlar işbirlikçi ve proaktif bir yaklaşımla çözüldüğünde yoksun becerilerin de öğretilebileceği görülmektedir.

Çözülmemiş sorunlarla baş etmek için üç seçenek sunar yazar bize; A, B ve C planı.

A PLANI; Yetişkinlerin isteklerinin sorunlara dayatılması tek taraflı bir çözüme yöneliktir. ’ ……… olmasına karar verdim.’ şeklinde bir yaklaşım söz konusudur. Bu plan zor çocukları anlamada ve sorunu çözmede işe yaramayan bir plandır.

B PLANI; Sorunun işbirlikçi bir yaklaşımla çözülmesini gerektirmektedir. Üç aşamadan oluşur;

A) Empati Aşaması: Çocuktan bilgi alacağımız aşamadır. (Çocuğun endişeleri, çözülmemiş sorunları ve olaylara bakış açısı gibi). ’Fark ettim ki………gibi kelimelerle başlar ve ‘Neler Oluyor?’ gibi kelimelerle son bulur.

Örneğin; Geceleri dişlerini fırçalamakta zorlandığını fark ettim, Neler oluyor?

Zor çocuklar size 5 olasılıktan biriyle karşılık verebilir. Neler oluyor? dedikten sonra;

1.Birşeyler söyler. Daha fazla bilgi alma çabamız ‘derine inme’ olarak tanımlanır ki en zor olanı budur. Amaç burada çocuğa onun endişelerini veya bakış açısını anlama çabanızın yüzeysel ya da üstünkörü olmadığını, yani onu gerçekten anlamaya çalıştığınızı göstermek olmalıdır. Derine inme stratejileri;

Yansıtıcı dinleme;

Çocuğun söylediği her şeyi tekrar etme sanatıdır.’

Nasıl yani?

Pek anlayamadım?

Aklım karıştı, bu konuyu biraz açar mısın?

Ne demek istedin? gibi.

En çok kullanılan stratejidir bu.

Kim, ne, nerede veya ne zaman gibi kelimelerle başlayan sorular sormak.

-Çözülmemiş sorunların neden bazı şartlar altında ortaya çıkıp diğer koşuşlar altında meydana gelmediğini sormak.

-Çocuğa çözülmemiş bir sorunla karşılaştığında ne düşündüğünü sormak? (Ne hissettiğini değil)

-Çözülmemiş sorunları bileşenlerine ayırmak. Gece yatağa yatmanın bileşenleri olduğu gibi, sabahları okula gitmek için hazırlanmanın ve ödevleri yapmanın da bileşenleri gibi. Bunları yaparken çocuk yardıma ihtiyaç duyar.

2.Hiçbirşey söylemez ya da ‘Bilmiyorum’ der. Bu durumda sabırlı ve teşvik edici olmak gerekir. ’İstediğin kadar düşünebilirsin. Acelemiz yok.’ gibi

3.’Bu konuda bir sorunum yok’ der. Burada sizin endişelerinizin çocuğun endişelerinin önüne geçtiğini söyleyebiliriz.  ’odanın dağınık olması’ gibi. Yansıtıcı dinleme burada işe yarayacaktır.

4.’Şu an bu konuda konuşmak istemiyorum ‘der. Çocuğu zorlamamak veya konuşmak istememesinin nedeninin ardından cesaretini toplayıp konuya da başlayabilir.

5.Savunmaya geçer ve ‘seninle konuşmak istemiyorum ‘der. Veya daha kötü bir ifade kullanır.

B) Sorunu Tanımlama Aşaması: Aynı sorun konusunda kendi endişelerimizi veya bakış açınızı çocukla paylaşacağınız aşamadır. ’Endişem şu ki…’veya ‘Aklıma takılan şu ki……’ ifadeleriyle başlayan cümleler gibi.

C) Davet Aşaması: Sizin ve çocuğunuzun gerçekçi ve karşılıklı olarak tatmin edici bir çözüm konusunda tartışacağınız ve anlaşacağınız aşamadır. ‘Şimdi bu sorunu nasıl çözebileceğimizi düşünelim’ ya da ‘şimdi bunu nasıl çözebileceğimize odaklanalım’ gibi ifadeler kullanırız.

Ancak bazen B planını uygulamak için doğru zamanlar oluşmamaktadır. Örneğin çok sinirli olduğumuzda doğru düşünmek daha da zorlayıcıdır. Amacımız, sorunu tekrar ortaya çıkmadan önce çözmek olmalıdır (Bu proaktif B planıdır). Örneğin; Çocuğunuzla dişlerini fırçalamak konusunda B planını kullanarak konuşmak için en uygun zaman, olayın gerçekleştiği andan ziyade çocuğun dişlerini fırçalama göreviyle karşı karşıya kalmasından çok öncedir. Bu sorun çözme konuşmaları için de çocuktan randevu almak iyi bir fikirdir. Ve B planı sadece bir süreçtir. Sihirli bir teknik ya da hızlı bir çözüm yolu değildir, zaman gerektirir.

Acil durum B planı ise; doğrudan yansıtıcı dinlemeyle başlar.

Çocuk ilaçlarını içmeyeceğini ifade ediyorsa ‘İlaçlarını içmeyeceksin. Neler oluyor?’

Bugün okula gitmeyeceğim diyorsa ‘Bugün okula gitmeyeceksin. Neler oluyor? buna örnektir.

C PLANI; Bu plan çözülmemiş sorunu en azından başlangıçta bir kenara bırakmayı sağlar. Örneğin; dişleri fırçalamanın düşük öncelikli bir çözülmemiş sorun olduğuna verdiyseniz çocuğunuza dişlerini fırçalamasını söylemeyin. Öncelikli sorun olarak belirlediklerinize odaklanmayı önermektedir.

Kendimizi zorlayıcı bir atağın ortasında bulduğumuzda otomatik olarak A planını genelde ortaya konulmaktadır. Ancak en doğru hareket, yazara göre, herkesin sakin olabileceği bir ortam yaratmaktadır. Çocuk o anda hala akılcı düşünebiliyorsa B acil planını devreye sokabiliriz.  Ya da C planını uygulayıp atağa sebep olan sorunu çözmek için ilk fırsatta kullanılmak üzere erteleyebiliriz

Zorlayıcı ataklar, öncelik sırasına koymadığımız veya kaçırdığınız çözülmemiş sorunlar konusunda oldukça önemli bilgiler verir ve bize odaklanmamız gereken alanı göstermektedirler. İlaç kullanan veya kullanmak zorunda kalan çocuklar için de A, B veya C ya da acil B planı uygulanabilir.

Kelime dağarcığı az olan çocuklar için de resimli kartlardan faydalanılabilmektedir. Sorun çözme kartları olarak da adlandırabileceğimiz bu kartlar, iletişim kurma becerilerinde herhangi bir sorun olmayan ancak olay anının gerginliği altında endişelerini kelimelere dökmekte ve olası çözümleri düşünmekte zorlanan çocuklarda da fayda sağlayabilmektedir.

Zor çocuklar okul ortamlarında da pek çok sıkıntı ile baş etmek durumunda kalabilmektedirler. Ancak genelde ilaç kullanımı ya da durumlarında utanç duyma gibi sebeplerden ataklar evde daha çok görülebilmektedir. Okul ortamındaki disiplin cezaları A planını temel alır.  Gerekli becerilere sahip olmayan bu çocuklar çeşitli cezalara veya okuldan uzaklaştırmalara kadar uzanan bir süreç yaşamaktadırlar. Gerekçe cezanın örnek teşkil etmesi ve diğer çocuklara uyarıcı bilgi vermesidir. Halbuki okulda farkındalık, ivedilik, mantık, uzmanlık gibi işbirlikçi olabilecek bileşenler olmalıdır. Öncelikle eğitmenlerin gelişmemiş becerileri ve çözülmemiş sorunları tanımlaması ve B planını kullanma becerilerine sahip olması gerekmektedir. Bu ve benzeri kitapları okumak uzmanlık konusunda kazanım getirir; ileri uzmanlık ise deneyim, çaba ve cesareti gerektiren pratikten gelir.

Gelişmemiş becerileri ve çözülmemiş sorunları. Tanımlamak okulda çocukla iletişim kuran yetişkinlerin de dahil olduğu bir ya da iki toplantının düzenlenmesini gerektirir ve bu toplantılardaki standart tartışma kılavuzu, gelişmemiş becerileri ve çözülmemiş sorunları değerlendirme formu olmalıdır.  Bundan sonraki aşama da B planında uzmanlık kazanmaktır. Bu süreç, pratik, kesintisiz geribildirim ve koçluk ihtiyacını doğurmaktadır. Empati aşamasında derine inmek, yetişkinin endişesini veya bakış açısını tanımlamak ve ifade etmek, çözümler konusunda beyin fırtınası yapmak ve çözümlerin gerçekçi ve karşılıklı olarak tatmin edici olup olmadığını değerlendirmek hem eğitimciler hem de ebeveynler için zor gelen unsurlardır. Ebeveynler ve öğretmenler birlikte çalışmak durumundadır.

Davranışsal açıdan zorlayıcı çocuklara yardım ederken göz önünde bulundurulması gereken başlıca özellikler, açık fikirlilik, kişinin eylemlerine başka bir bakış açısından bakmaktır. İstekli olmak, yeni uygulamaları deneme konusunda cesaretli davranmak ve B planını kullanarak gelişmemiş becerileri ve çözülmemiş sorunları değerlendirirken sorun yaşamamak için sabırlı ve sakin olmak önemlidir. Çocuk, davranışsal zorlukları içinde boğuşurken akademik konularda, eğitim konusunda ısrarcı olmak boşuna çabadır. Çünkü kitap yazarının sloganında da belirtildiği gibi: “ÇOCUKLAR EĞER YAPABİLİYORLARSA EN İYİSİNİ YAPARLAR.”

 

YAZARIN ÖNERDİĞİ KİTAPLAR;

  1. SARAH LAWRENCE-LİGHTFOOT

The Essential Conversation :What Parents and Teachers Can Learn From Each Other.

  1. Prof Dr. Ross W.Greene(2008)

Lost at School

  1. Adele Faber-Elaine Mazlish

Siplings Without Rivalry

  1. Tonu Wagner

The Global Achievement Gap:Why Even Our Best School Don’t Teach The N ew Survival Skills Our Children Need – and What We Can Do About it.

YAZARIN ÖNERDİĞİ WEB SAYFASI

Lives in the Balance  www.livesinthebalance.org

Hazırlayan: Tuba KARAARSLAN

172 kez okundu