ORGANİZASYON BECERİSİ OLAN, KONTROLLÜ, HAFIZASI KUVVETLİ BİR MÜDÜRÜNÜZ YOKSA…

Yönetici işlev bozukluğu günlük hayatı nasıl etkiler?
Hatırlarsanız, beynin yönetici işlevlerini, günlük yaşamımızı sürdürürken ihtiyaç duyduğumuz her türlü sürecin yönetilmesini sağlayan beceri ve davranışlar olarak tanımlamıştık. Yönetici işlevlerin tam olarak yerine getirilememesinin hangi davranışlarımıza nasıl yansıdığını da 8 ana başlıkta özetlemiştim  Hafızanızı tazelemek için şu videoya da göz atabilirsiniz. https://tr.pinterest.com/pin/115123334200056141/

 (Videoda DEHB’li olmanın arkadaşlıklar, iş hayatı, okul, tepkiler gibi yaşamın bir çok alanını etkilediğinden ve zorluğundan bahsediliyor. Bir çok kişiye DEHB teşhisi konulduğu ancak halen bu konu ile ilgili bir çok bilinmeyenin olduğu söyleniyor. DEHB’nin dikkatsizlik, organizasyon bozukluğu ve dürtüselliğin ötesinde bir durum olduğunun bilindiği, esas konunun yönetici işlevlerdeki bozukluktan kaynaklandığı anlatılıyor. Bunu film çekimi için gerekenleri listeleyerek anlatıyor. Video şöyle devam ediyor: “Film için, ışıklar, oyuncular, senaryo sahneler ve tüm bunları organize edecek bir YÖNETMEN gereklidir.  Bir yönetmenin film çekiminde yaptığı tüm işler -planlama, organizasyon, önceliklendirme, sıralama, yönetim, sorunların çözümü-, beyinde de yönetici işlevler tarafından yürütülür. Peki ya yönetmen uyuya kalırsa? Film aksar değil mi? Yönetmen uyandırılırsa bir süre daha işler yolunda gider. Onun için uyanık tutmak için elinizden geleni yapın.”)

Yönetici işlevlerini yerine getirmeyen bir beyine sahipseniz günlük yaşantınız her yönüyle olumsuz etkilenecektir. Nasıl mı? İşte böyle…
Organizasyon
Sistem kurma becerisi
Planlama, önceliklendirme ve işe koyulma ile yakından ilişkili bir beceri… Bu beceriye sahip olmayan çocuklar annesinin imzaladığı izin formunu kaybeder, yaptığı ödevi bulamaz, kütüphaneden aldığı kitap kayıplara karışır… Bunların sonuçları da hiç iç açıcı olmaz açıkçası. Gidilemeyen bir okul gezisi, ödev teslime dilmediği için kırık not, iade edilmeyen kitap nedeniyle yaşanan sorunlar… Ama maalesef akıllanmazlar, akıllanamazlar. Organize olmanın değerini anlasalar bile bunu nasıl yapacaklarını bilemezler çünkü.
Hafıza
Öğrendiklerini akılda tutma ve gerektiğinde kullanma becerisi
Hafızası zayıf olan çocuklar, bir sonra ne yapmalarını gerektiğini bilemezler. Bir işi tamamlamaları için birden fazla adım gerekiyorsa sıraya koyamazlar, fikir üretemezler… Kısacası bocalarlar. Bizim için rutin olan bilgiler onlar için ansiklopedik veriler gibidir. Bu yüzden dağınık bir odayı toplamak bile onlar için imkansızlaşabilir.
Dürtülerin kontrolü:
Harekete geçmeden önce durup düşünme becerisi
DEHB’li birçok çocuk için dürtü kontrolüne sahip değildir. Çoğu zaman düşünmeden hareket eder ve konuşurlar. Yani o an gönüllerinden geçen her neyse sorumluluklarını, verdikleri sözleri, sonuçlarını düşünmeden kelimenin tam anlamıyla bodoslama dalarlar. İşte bu nedenle ödevleri tamamlamak, doğru yapmak onlar için hep geri planda kalır. Hatta bazen plana bile dahil olmazlar.
Öz değerlendirme:
Kendi performansını ölçme ve değerlendirme becerisi
Kendi yaptıklarını değerlendiremeyen çocuklar birini gösterene kadar yanlış yolda olduklarını fark edemezler. Çabalarını doğru değerlendiremedikleri gibi verilen bilgiler doğrultusunda da hareket edemezler. Sınav sonuçları düşük geldiğinde de şaşırıp kalırlar.
Esneklik
Koşullar değiştiğinde, strateji değiştirebilme ve yeni koşullara uyum sağlama becerisi
Esnek olmayan çocuklar, alışılmadık bir durum karşısında ne yapacaklarını bilemezler. Karşılarına çıkan ufacık bir engeli çözümleyemediklerinde hüsrana uğrayıp vazgeçerler. Bir şeyin farklı bir yolla yapılacağını ya da seçtiği yol çözüme götürmüyorsa yeni bir yol denemeyi akıl edemezler.
Duyguların kontrolü
Ortama, duruma, hedeflerine göre duygularını yönetebilme becerisi
Duygularını kontrol edemeyen çocuklar eleştiriye açık değildirler. Beklenmedik olaylara, karşılarına çıkabilecek engellere hazır değildirler. Bu nedenle hedeflerine ulaşmakta güçlük çekerler. “Ama bu haksızlık” sözleri dillerinden hiç düşmez. Bir oyunda kaybettiklerinde,  dersi dinlemeyip yakalandıklarında aşırı olumsuz tepki verirler. Strese gelemezler. Stres altında çalışamazlar. İşte bu nedenle akamedik olarak başarısız olurlar.
İşe koyulma
Ertelemeden, vakti gelince işe koyulma becerisi
Bu beceriye sahip olmayan bir çocuğun ödeve başlama, öteleme, son ana bırakma gibi sorunlarla karşılaşacağını tahmin etmek zor olmaz sanırım. Bu beceri eksikliği fark edilmediği için de genellikle tembel ya da motivasyonsuz olarak etiketlenirler. Aslında işe nereden başlayacaklarını bilemedikleri için oyalanıp dururlar. İşe koyulamayan çocuklar aynı zamanda planlama sorunu da yaşarlar. Her şey o kadar çok üstlerine gelir ki sonunda her şeyden vazgeçerler ve hiçbir şey yapmazlar.
Planlama / Önceliklendirme
Bir hedefe ulaşmak için öncelikleri ve adım adım yapılacakları belirleme becerisi
Planlama yapamayan, önceliklerini belirleyemeyen çocuklar karmaşık işler söz konusu olduğunda bu yükün altında ezilirler. Hedeflerine ulaşmak için atmaları gereken adımları belirleyemezler. Yapılacak işin karmaşıklığını, gereken zamanı ölçemezler. Kısacası bağımsız olarak bir görevi üstlenip, adım adım yerine getiremezler.
Gelin birlikte yönetici işlev bozukluğu olan 11 yaşındaki Mert’in bir gününü nasıl geçirdiğine bakarak gerekli becerilere sahip olmayan çocuğunuzun günlük hayatında neler yaşadığını, nasıl hissettiğini anlamaya çalışalım.

 

Her açıdan oldukça karmaşık bir hayat değil mi Mert’inki?
Çocuğunuz, DEHB’li değilse, deneme-yanılma yolu ile kendi yolunu kendi bulabilir. Ama öğrenme güçlüğü olan ya da DEHB’li çocukların yukarıdaki sorunları aşmak ve gerekli becerileri geliştirmek için desteğe ihtiyacı vardır. Sınıfı ilerledikçe, yaşı büyüdükçe çocuklardan beklentiler de artar. Bu yükün altından kalkmak için gerekli becerilere sahip olamayan çocuklar tükenmiş, başarısız, güvensiz hissederler. Şimdi bir iyi, bir kötü haberim var. Tahmin edeceğiniz gibi kötü haber, DEHB’li çocuklar artan bu beklentilerin yükü altında ezilirler. İyi haber ise sizin desteğinizle yönetici işlevlerini geliştirebilirler. Tüm o yükten, stresten sizin desteğinizle bir çırpıda kurtulabilirler.
Unutmayın her çocuk farklıdır. Birinde işe yarayan yöntem, diğerinde işe yaramayabilir. Çocuğunuzun, okulu, öğretmeni, koçu, psikoloğu… Ona destek veren, verebilecek herkesle işbirliği içinde olduğunuz sürece her biri adım adım çözülür. Hatırlamanız gereken, bu davranışların bilinçli olarak yapılmadığıdır. Siz sadece varsa bu sorunların izini sürmeli ve gerekli desteği vermelisiniz. Haftaya ne gibi destekler verebilirsiniz, onlardan bahsedeceğim.

 Kaynak ve görsel:
Executive Function 101 e-book : http://www.ncld.org/images/content/files/executive-function-101-ebook.pdf