YENİYILDA KENDİNE MEYDAN OKU!

Hayatında istediğin değişikliği yakala…
Hayatınızda istediğiniz değişikliği yakalamak oldukça beylik bir laf gibi geliyor değil mi? Oysa küçükten başlayıp, her seferinde daha büyük adımlar atarsanız istediğiniz o değişikliği yakalamanız an meselesi haline gelecek.
30 günlük kendine meydan okumanın yaratıcısı Matt Cutts Google’da SEO (arama motoru optimizasyonu) üzerine çalışıyor. 30 günlük kendine meydan okumayı onun sözleriyle şöyle özetleyebilirim:
“Önünüzdeki 30 gün hoşlansanız da hoşlanmasanız da gelip geçecek. O halde neden her zaman yapmak isteyip de yapamadığınız bir şey için kendinize bir şans vermiyorsunuz? Önünüzdeki 30 gün içinde yeni bir şey deneyin! 30 gün yeni bir alışkanlık edinme ya da bir alışkanlıktan vazgeçmek için yeterli bir süre…(1)
30 günlük meydan okumayı kendisinden daha detaylı dinlemek isterseniz:

İngiltere’ye yerleşen bir arkadaşım arabayla bir yere ne zaman gitse kaybolduğu için yaşadığı mahalleden dışarı çıkamaz olmuş. Hele de bir kış akşamı, İngiltere’nin karanlık, dar orman içi sokaklarında kaybolup, arabanın benzini, telefonunun şarjı bitmek üzere bulunca kendini sadece markete, yakındaki alışveriş merkezine gider bulmuş. Sonra bir gün bu 30 günlük meydan okumayı duymuş. Kalp çarpıntısı, el titremesi ile başlayan araba yolculukları 30 günlük meydan okumanın ardından keyifli gezintilere dönüşmüş. “Meğer korkuyla geçtiğim yollarda görünecek ne güzel şeyler varmış” diyor şimdi… Aslında bilimsel araştırmalar da 30 gün tekrar edebildiğiniz bir şeyi alışkanlığa dönüştürebileceğinizi, korkularınızı yenebileceğinizi, keyif almaya başlayabileceğinizi destekliyor. 1950’lerde plastik cerrah Maxwell Maltz ameliyat ettiği hastaların  yeni burunlarına alışma sürelerinin 21. günden itibaren başladığını saptıyor. “Alışkanlık kazanmak istediğiniz bir şeyi en az 21 gün tekrar etmelisiniz” teorisi buradan çıkıyor(2).
Şöyle bir düşünmenizi istiyorum. Kendinize “Şunu bir yapabilsem ya da şu huyumdan da bir türlü vazgeçemedim” dediğiniz alışkanlıklarınız neler? Korkularınız? Ümitleriniz? Hayalleriniz? Endişeleriniz? Çocuğunuza daha az bağırmak mı istiyorsunuz? Yoksa düzenli manikür yaptırmak mı? Annenizle didişmekten vazgeçmek de güzel olabilir. Düzenli spor yapmaya vaktiniz olmadığına emin misiniz? Hayata daha olumlu bakmak ya da küçük mutlulukları yakalamak da fena olmazdı hani. “Sabah kuş cıvıltılarıyla uyandım” gibi koşturmacalar içinde farkında olmadığımız mutluluklardan bahsediyorum. İlla ki terfi aldım ya da sınavdan 100 aldım olmak zorunda değil. Kitap yazmaya ne dersiniz? Evet, 1 ayda yazılan kitap Matt Cutts’ın da dediği gibi en çok satanlar arasına giremeyebilir ama sizin en çok okunan kitabınız olacağı kesin. Belki de kardeşinize derslerinde yardım etmek isteyebilirsiniz ya da ailenize daha fazla vakit ayırmak? Sabahları yatağını toplamak ya da yatağını toplamadan evden çıkabilmek… Yalnız diye üzüldüğünüz yaşlı komşunuzla her gün 5’er dakika sohbet etmek. Anneniz ya da babanız eve geldiğinde arkadaşlarınızla mesajlaşmayı kesip onların günlerinin nasıl geçtiğini öğrenmek… Sizin için önemli olan neyse ona dokunacak bir meydan okuma aslında…
Gün içinde o kadar çok şey yaşıyoruz ki. Bunlardan bazıları için yeni yılın her yeni ayında kendinize yeniden meydan okumaya ne dersiniz? Eminim ki yüreğinizin derinliğinden bir ses yardım edecek size… Her ayın sonunda bir korkunuzu yenecek, belki bir hayalinizi gerçekleştireceksiniz. Öyle ya da böyle, hayattan daha fazla keyif alacak, daha fazla keyif dağıtacaksınız. Yeni yılda kalıcı izler bırakmanız dileğiyle!

ALINTILAR:

KAYNAKLAR

  1. http://www.my30dc.nl/site