BİR DEHB’linin SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARI

Sosyal medyayı neden kullanıyoruz? Kimi zaman günlük hayatımızdaki sorunlardan uzaklaşmak için, kimi zamansa tam tersine bu sorunları paylaşmak için. Kendi içinde çelişkileri olan bir mecra, öyle değil mi? Ama bu çelişkiler bizim hakkımızda fikir verebiliyor. Son dönemde yapılan araştırmalar sosyal medya paylaşımlarımızın %85 doğruluk payı ile “akıl sağlığımız” hakkında fikir verdiğini ortaya koyuyor. Öyle ki 30 ya da 60 dakikalık seanslarda elde edilemeyen verilerin özellikle Twitter paylaşımları üzerinden elde edilebildiği anlaşılmış durumda. Zira sosyal medya paylaşımlarımızı tamamen özgür bir ortamda, tam olarak kendimiz olduğumuzda yapıyoruz. İşte bu da bizle ilgili tüm ipuçlarını, nasıl bir dönemden geçtiğimizi gözler önüne seriyor. Bir anlamda takip ettiklerimiz için “kral çıplak” diye düşünürken kendi çıplaklığımızın farkında bile olmuyoruz.
Tüm bunlar biraz ürkütücü gelse de aslında sosyal medya paylaşımları ile birinin DEHB’li olup olmadığını anlamak da mümkün. 2017 yılında yapılan bir araştırmada(1)1400 DEHB’li twitter kullanıcısının 1.3 milyon paylaşımı ile yine aynı sayıda, aynı yaşta, cinsiyette ve sosyal medya kullanım sıklığı benzer olan ancak DEHB’li olmayan twitter kullanıcısı paylaşımları karşılaştırmalı olarak inceleniyor.
İncelemeler sonucunda DEHB’li kişilerin yoğun olarak odaklanma, otokontrol, niyet ve başarısızlık konularında paylaşımlar yaptıkları, zihinsel-fiziksel ve duygusal yorgunluklarından bahsettikleri anlaşılıyor. “Nefret”, “hayal kırıklığı”, “üzgün”, “ağlamak” kelimelerini DEHB’li olmayan kontrol grubundan daha çok kullandıkları görülüyor ve genelde herkesin uyuduğu 00:00-06:00 saatleri arasında paylaşımda bulundukları gözlemleniyor.
DEHB’lilerin ruh halleri genel anlamda daha çalkantılıdır ve daha fazla olumsuza odaklanırlar.  Bu da paylaşımlarının daha olumsuz yönde olmasının sebebini açıklıyor aslında. Sosyal medyada yapılan ilgi çekici bir paylaşımın dakikalar içinde olumlu geri dönüşler alması da neden sosyal medyada aktif olduklarını açıklıyor. Dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik… Tüm bunlar anında geri dönüş alma ile birleşince sosyal medya DEHB’liler için en iyi kendini ifade etme aracı olarak karşımıza çıkıyor.

Son 10 yıldır yapılan araştırmalar, özellikle DEHB’li danışanları olan koçlar ve diğer profesyoneller için sosyal medya postlarının başka bir yönünü ortaya koydukları için değerli oldukları kanısındayım. DEHB’li birinin paylaşımlarını inceleyerek seanslarda ortaya çıkmayan, biraz daha geri planda, halı altında kalmış sorunları tespit ederek desteğinizi o yönde vermeniz de mümkün.

Kaynaklar

(1)https://www.sciencedaily.com/releases/2017/11/171113111016.htm

(2)https://www.elitedaily.com/p/what-your-twitter-says-about-you-your-mental-health-according-to-new-research-5486975