• 0(216) 545 01 54 / 0(543) 224 57 25

Gerçekten Beni Duyuyor musun?

300 444 İz Koçluk

İstanbul Üniversitesi psikoloji lisans, Boğaziçi Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Yüksek Lisans mezunu olan Leyla Navaro’nun 1987 de yazdığı GERÇEKTEN BENİ DUYUYOR MUSUN?  harika bir iletişim kitabı.

Peki niçin harika bir kitap?

Öncelikle 34 yıl önce yazılmış olmasına dikkat çekmek istiyorum. Evet, şu anda da raflarda pek çok iletişim kitabı mevcut ve hatta ayrı ayrı alanlarla ilgili daha detaylı kitaplar var belki. Ama bu kitabı okurken iletişimin alfabesini öğreniyormuş hissine kapıldım. Öyle ki alfabeyi öğrendikten sonra istediğim tür kitabı okuyabilirdim artık. Yani istersem ödül- ceza hakkında bir kitap, istersem 3-6 yaş çocuk gelişimi hakkında bir kitap veya anne babalık sanatı hakkında bir kitap. Bu artık benim hangi alanda daha çok bilgiye ihtiyacım olduğuyla veya kendimi hangi alanda geliştirmek istediğimle ilgiliydi. Alfabeyi çözmüştüm bir kere.. 198 sayfalık bu kitap hakkında sayfalarca yazıp, saatlerce konuşabilirim ama daha fazla detaya girmeden kısaca kitabın içeriğinden bahsedip, okuma keyfini  çay-kahve eşliğinde size bırakmak isterim.( kitabı okurken çay-kahve bağlantısını göreceksiniz J)

Kitap 9 bölümden oluşuyor, içinde anne babalar için örnekler, alıştırmalar ve diyalogları doğrusu ve yanlışıyla canlandıran görseller bulunuyor. Hepsi de hayatın içinden çok canlı örnekler. Odasını toplamayan çocuktan tutun da çocuğunu dinlediğini sanıp aslında dinlemeyen ebeveynlere kadar. Bazen kendimizi bir kitapta veya resimde görmek bize; neyi, ne kadar doğru veya yanlış yaptığımızı o kadar güzel yansıtır ve bizde farkındalık yaratır ki…  İşte Leyla Navaro da adeta bir ayna tutmuş anne babalara bu örneklerle.

Kitap genel olarak 3- 6 yaş aralığını ele alıyor . Ama sakın ‘benim çocuğum 6 yaşından büyük, ben bu kitabı okumakta geç kalmışım’ gibi bir yanılgıya kapılmayın. Bu kitapta yazılanları her yaşa ve her yaşta uygulayabilirsiniz. İşte bu da ilk başka ‘harika bir kitap’ dememin sebeplerinden biri.

Yazar kitabında en genel tabirle iletişimin doğrularını, yanlışlarını ve bunların sonuçlarını anlatıyor ve bunu arka kapakta çok güzel özetliyor. Etkili iletişim yöntemlerini anne- babalara ulaştırarak, aile çocuk arasındaki sorunların önemli bir kısmını oluşturan iletişim bozukluklarını ortadan kaldırmaya çalıyor. Dinlemek ve duymak arasındaki farkı, çocukları dinlerken vermemiz gereken tepkileri, iyi dinleyici olma kurallarını, katılımlı dinlemeyi ve empatinin önemini detaylı bir şekilde açıklıyor.

Ayrıca, günümüzün değişen değerleri sonucunda ebeveynlerin kendi ailelerinden gördüğü eğitimle, güncel çocuk eğitimleri arasında oluşan kafa karışıklıklarına da rehberlik ediyor. Örneğin; ‘çocuğumu nasıl, kime, neye göre yetiştirmeliyim?’, ’ iyi anne babalık aşırı koruyuculuk mudur veya nasıl olmalıdır ?’, ‘çocuğumun güvenini nasıl arttırabilirim?’ gibi sorulara cevaplar bulabiliyorsunuz.

Buna ek olarak, mükemmel ve mutlu anne kavramlarını olumlu ve olumsuz yönleriyle ele alıyor.   Mükemmel anneliği tehlikeli ve beklentilerin yüksek tutulmasına sebep olan bir kavram olarak yorumlayıp olumsuz etkilerinden bahsederken , mutlu anne-baba olmanın pozitif etkisini gösteriyor okuyucuya.

Bunun yanısıra önemli olanın anne babanın kendi değer ve duyguları konusunda biliçlenip, bunları yapıcı olarak ifade edebilmesi,uygulayabilmesi ve oluşan sorunlara, yapıcı ve pratik çözümler getirebilmesi olduğunu  belirtirken, ‘Ben dili yerine Sen diliyle konuşmanın’ önemininin altını çiziyor.

Pek çoğumuz çocuklarımızdaki olumsuz davranışları yaramazlık, söz dinlememe olarak nitelendiririz. Halbuki bu, buz dağının görünen kısmıdır. Leyla Navaro kitabında bizlere bu buz dağının altınını göstererek, çocuklarımızı daha iyi anlayıp, tanımamızın yollarını görmemizi sağlıyor.

Tüm bunların yanında her ailenin kendi değerleri çerçevesinde bir takım eğitimleri çocuklarına vermek isteyeceklerini, burada önemli olanın ne öğretildiğinden ziyade nasıl öğretilmesi olduğunu belirtiyor. Bu aşamada kadameli yaklaşımlar ,ödül, ceza ve disiplin konularındaki doğruları ve yanlışları yine örnekler ve uygulamalarla anlatıyor.

Kısaca, iletişim konusunda, çocuklarımız vasıtasıyla bilinmeyenleri öğreniyor, yanlış bildiklerimizi düzeltiyor, doğru olanları da yapmaya devam ediyoruz. Böylece kitapta da belirtildiği gibi çocuğumuzu eğitip ve yetiştirirken, aslında kendimizi eğitip ve yetiştirmiş oluyoruz.

Hazırlayan: Ceren Alptekin

64 kez okundu