• 0(216) 545 01 54 / 0(543) 224 57 25

Yaratıcı Öğrenciler

386 600 İz Koçluk

 “Yaratıcı Öğrenciler”

“Öğrenim yeni bilgi ve beceri elde etme sürecidir” der Robinson. Aslında insanın doğduğu andan itibaren öğrendiğini ancak bazı öğrencilerin okula gitmeye başlamalarıyla beraber öğrenme arzusunu yitirmeye başladığını söylemektedir. Eğitim, organize öğrenme programıdır. Ancak ne yazık ki çoğu ülkede öğrencilerin öğrenirken kendi hallerine bırakıldığından bahsetmektedir ve bunun doğru bir sistem olmadığının özellikle altını çizmektedir yazar.  Gençler, okuma, yazma ve matematik öğrenmek için ilkokula başlayıp bunları akademik olarak ilerletebilmek için liseye giderler. Bu alanlarda başarılı olup iyi derece diplomayla mezun olanlar ise üniversiteye gider ve sonra yüksek maaşla iş bulurlar. Ancak hikâyede unutulan bir gerçek var ki o da her çocuğun her konuda yetenekli ya da zeki olmayışıdır. Dolayısıyla gençleri kendi yetkinlik alanlarında desteklemenin önemini vurgular yazar.

Her ne kadar eğitim kültürel bir sorun olsa da kökleşmiştir. Her şeyi değiştirip geliştirebilecek güç olsa da kökleşmiş sistemi baştan kurmak göründüğü kadar kolay değildir.

Temel Bilgilere Dönüş

Aslında öğrencilerin sadece akademik olarak değil, yetenekleri doğrultusunda desteklenmesi onların akademik olarak da ilerlemesine destek olacaktır. Örneğin bir matematik öğretmeni düşünün. Öğrencisi matematiğe karşı ilgisiz ve umursamaz ancak basketbol konusunda inanılmaz istekli. Öğretmen eğer onun basketbol maçına gidip ona orada tezahürat yapıyor olsa o öğrenci de onore olduğu için öğretmenine yakınlık hissetmeye başlayacak ve öğretmeninin dersine de ilgi duymaya başlayacaktır bir süre sonra. Mesele sadece dersler ile yaklaşmak değil. Onları kapsayıcı formda olabilmektir der yazar.  Smokey Road Ortaokulu’nda çok hızlı personel değişimi oluyordu. Öğrencilerin sürekli kavga etmeleri, düşük akademik başarı öyküsü buraya gelen müdürlerin hızlı terk edişine neden oluyordu. Dr. Laurie Barron her seyi değiştirene dek. Pes etmemişti. Çocukların arkalarındaki cevheri görmeye yönelik yaklaşmıştı onlara. Bu hiç kolay olmamıştı. İlk yıl kavgaları önlemek için çocukları birbirinden uzak tutmaya çalışıyordu. Bu başarılı bir plan değildi. Sonra onları desteklemeye giden süreç başladı. Öğrencilerin bir birey olduklarını bilmeleri, hatırlamaları için ellerinden geleni yapmaya çalıştılar. Ekibinin her bir üyesinin her bir öğrenciyi bireysel ihtiyaçları ve ilgileri doğrultusunda desteklemeyi önceliklendirmişti.

Standart akımlardan ve bunların çıktılarından bahseden Robinson aslında kontrolü elinde tutmaya çalışmak ve test akımını ve ceza ilişkisine de yer veriyor. Standartları arttırmanın önemini de es geçmemek gerek.

Metaforları Değiştirmek

Öğrencileri hayali şeylerden yola çıkarak somut şeyler elde edebilmeleri çok önemli. Bunu da bir örnekle açıklıyor Robinson. Steev Rees, Kansas City’de yaşayan bir mimar ve DeLaSalle Eğitim merkezine lise öğrencileri için kariyer sohbeti için davet ediliyor. O okulda gördüğü olumsuzluklara karşın büyük de potansiyel olduğunu keşfediyor ve öğrencilerle çalışmalar gerçekleştiriyor. Steve kaza yapmış yarış aracı bulup onu öğrencilere veriyor. Öğrenciler kürdan ve strafor gibi hayali şeylerden yola çıkarak araba tamir etmek gibi daha somut şeyler yapmaya başlıyorlar. Bu da öğrencilere önemli şeyler yapabildiklerini hissettiriyor. Aynı zamanda büyük öğreticiliği olduğunu dile getiriyor. Metaforun gücü öğrenme ile birleşiyor.

Alternatif eğitim programları kapsamında okulda başarısız olan öğrencileri kazanmak esas hedef. Bunu yaparken de geleneksel yöntemlerde başarısız öğrencilerin öz saygılarını arttırmaya yönelik toplumda uygulanabilir ve başka insanlara destek olacak projelerde çalışmaları sağlanıyor. Bu programlar çoğu zaman olağanüstü sonuçlar doğuruyorken neden normal eğitim programlarında da bunlara yer verilmediğini anlayamadığını ifade ediyor yazar.

Öğrencilerin hedefleri ve yetenekleri farklı olabilir ve her hedefi, her yeteneği ihtiyaç doğrultusunda farklı değerlendirmek gerekir.

“Eğitim, öğrencilerin ekonomik açıdan sorumluluk sahibi ve özgür olmalarını sağlamalıdır.” Der Robinson. Yaygın eğitimin her daim ekonomik amacı olduğunu savunur. Bunun da akla uyan bir yöntem olduğunu söyler. Mevcut eğitim sisteminde çok fazla şey hızlı bir şekilde yok oluyor. Bu sürede de özellikle hızla gelişen teknoloji ile beraber yeni ve farklı gelişimler oluyor. Günümüz öğrencilerin bu gelişim ve değişim karşısında önümüzdeki on yıllar içinde hangi meslekleri yapacağı merak ediliyor.

Değişen Okullar

Gelişen teknolojiler, gelişen dinamiklerle beraber değişen okullarda kişilerin sistemleri değiştirme gücüne değiniyor yazar. Kendisi okulu ne kadar çok seven biri ve öğretmen olarak işe ilk başladığı gün karşılaştığı manzara hiç beklemediği bir manzaraydı. Çünkü o öğrenciler sınıfta olmak istemiyordu. Bu durum karşısında çok çeşitli yöntemler denemişti. Buna rağmen ciddiye alınmadığını ifade ediyor Dr. Robinson. En sonunda fark ettiği öğrenciye ne istediğini fark ettirmekti. Sorularıyla onların ne öğrenmek istediklerini sorguladı. Bu yöntem biraz daha fazla işe yaramıştı o öğrencileri kazanma noktasında.

Doğuştan Öğrenenler

Yeni doğan bebekler, etraflarındaki dünyayı öğrenebilmek için bitmeyen bir isteğe sahiptirler. Ancak gözlemlediğim okul çağına gelen çocuklarda bu istek azalmaktadır. Olağan bir öğrenme sistemi vardır okula gidene dek bu çocuklarda. Bu da belli şeyleri öğrenmek için eğitimciye ihtiyacımız olduğu gibi bazı şeyleri doğal olarak da öğrenebiliriz. Dil gibi… Geleneksel bir sınıfta öğrenciler sırada oturur, müfredata göre öğretmen anlatımını yapar, soru sorar, ödev verir ve en sonunda da test yapar. Bu öğrencilerden bazıları o derse istek duyuyorsa hızlıca öğrenirken istek duymuyorsa aynı sınıfta ve aynı öğretmenden ders alan öğrenciler bunu öğrenemeyeceklerdir. Peki burada asıl soru şu. Neden okullarda hep düzen bu şekilde devam eder? Bunun nedeni modern toplumlarda eğitimin hala görülen iki sütun üzerine inşa edilmesinden kaynaklandığını söyleyebiliriz. Bunlar da okulların örgütsel kültürü ve entelektüel kültürü olarak düşünebilirsiniz. Eğitimde akademik yetenek fikrinin ön planda tutulması da buna etken olmaktadır.

Öğrenme Sanatı

Örgün eğitimin üç ana sorunu olduğunu ifade eder yazar. Bunlar müfredat, öğretim ve değerlendirme der. Genellikle standart akım müfredat ve değerlendirmeye odaklanır. Öğretim ise standartları aktarmanın bir yoludur. Eğitimsel ilerlemenin kalbi, sınıf mevcudu, sosyal sınıf, fiziksel çevrenin ötesinde daha çok öğrencileri öğrenmeye teşvik etmek ile artar. Bunu da mükemmel öğretmenler yapar. İyi öğretmenler öğrenme koşulunu oluşturular.

Bilmeye Değer Olanlar nelerdir?

Öğrenciler müfredatı etkin bir şekilde kavrarlar. Çünkü disiplinleri birbiriyle ilişkilendirirler. Burada önemli olan öğrencilerin tümüne ulaşabilmektir. Eğitimdeki dönüşümü gerçekleştirecek olan budur. Tabii bunu yapabilmek için değişimi mümkün kılan müfredata da sahip olmak gerekir. Bu müfredatlar öğrencilerin neleri öğreneceğini ve neleri yapabileceklerini içeren bir çerçevedir.

Sınavlar, Sınavlar

Çok çeşitli yerlerde, bloglarda öğrencilerin geleceğini belirleyen sınavlar nedeniyle yaşanan stres, kaygı, hayal kırıklığı ve bu süreçlerin ikincil sıkıntıları dile getirilmekte. Standartlaşmış testlerin artması ile bu karmaşa tüm dünya genelinde artmaktadır. “Devlet sınavları, her türlü düşünmeyi, tartışmayı ve bir toplum inşa etmeyi engellemektedir” der yazar.

Okul Yöneticilerinin İlkeleri

Bir okulun başarılı olabilmesinin merkezinde vizyon ve beceri kazandıran, öğrencilerin öğrenebildiği ve öğrenmek isteyeceği bir ortam hazırlayan ilham veren bir okul liderinin önemi büyüktür. Bu okullar zorluk derecesi yüksek sınavlar karşısında bile öğrencilerin ilham almasını sağlayabilmektedir.

Geleneksel Ailenin Özüne Dönüş

Çocuklar ve gençler okula göre evlerinde daha fazla vakit geçirmektedir. Özellikle Amerika’da çok çeşitli aile yapısı göze alındığında ailelerin okulla iş birliği içinde olması çok önemlidir. Bu şekilde yaklaşım öğrenci için çokça fayda sağlamaktadır. Bunu yapabilmek oldukça zorlaşabiliyor çünkü geleneksel aile yapısının dışında aile yapıları olduğunda ortak fikirde buluşmak zorlaşıyor. Bazen anne- baba ayrı oluyor ve çocuk bunlardan biriyle yaşıyor. Bunlardan biriyle yaşarken üvey anne/üvey baba da yanında çocuğun yetişmesinde söz sahibi olabiliyor. Bazen biyolojik aile dışında taşıyıcı ebeveyn, yurttan gelen evlat ebeveyni gibi durumlarda işler çok karmaşıklaşabiliyor. Önemli olan okul ve öğretmenlerin amacı öğrencinin okul dışında da rahat ve güvende olduğundan emin olmaları gerekmektedir. Bazen de çocukların büyüdüğünü kabul etmek bunun için en kritik nokta olabiliyor.

Ortam Değişikliği

Her ne kadar okulların kendi kültürleri olsa da bazı okullar içlerinde bulundukları koşullar, siyasi ortamdan etkilenme söz konusu. Eğer siyasilerin okullar için yanlış hedeflere odaklanması söz konusu olursa yanlış stratejiler gelişir.

Hazırlayan: Rabia Parla

3 kez okundu